Fırtına 30 05Sil baştan başlamak gerek bazen…

Buradasınız > Anasayfa / Genel Konular / 2010 ÖSS – Hazırlık ve Sınav Günü
2010 ÖSS – Hazırlık ve Sınav Günü

Türkiye’de yaşayan ve liseyi bitiren her gencin; mutlaka girdiği/gireceği en önemli sınav olan Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) için geri sayım çoktan başladı. Bendeniz’de övünmek gibi olmasın, bu alışıldık ve bence sıradışı sınav için hazırlıklara başlamış bulunmaktayım. Aslında bu maraton 30 Eylül’de başladı, ancak yazmak bugüne nasip oldu. Kıdemli bir üniversite öğrencisi olarak, üniversite hayatına ve kısaca Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS)’na değinmeyerek, genç arkadaşlarıma haksızlık edeceğimi düşünmemiş olsaydım, iş bu yazıyı okumuyor olacaktınız… :D O yüzden kendinizi şanslı hissedebilirsiniz… :D :D

Sınav hazırlığınız nasıl gidiyor bilmiyorum ama, telaş yapmamanızı önerebilirim. Tabi kendinizi salıp işi alttan almanızı da tavsiye etmem. Dengeli bir şekilde, hem ders çalışıp hem de sosyal hayatınızı yaşamaya devam edebilirsiniz! Ama 4 yıllık bir bölüme gitme niyetindeyseniz, tavsiyem 1 yıllığına sosyal hayatınıza ara vermeniz. Tabi odun gibi yaşayın veya insan olmaktan vazgeçip bitki formuna dönüşün demiyorum ama takdir edersiniz ki zorluk çekmeden rahata kavuşmak mümkün değildir.

Bu süreçte yapabileceğiniz en önemli şey, konu bazında herhangi bir eksiğinizin olmaması. Konulara tam hakim olduğunuza, konuyu iyice anladığınıza kanaat getirmeden, bir dersin sonraki konularını çalışmaya geçmeyiniz. Neyi kastediyorum; örneğin, çarpanlara ayırma konusunda eksikleriniz varsa, polinomlara çalışmaya kalkmayınız. Aynı şekilde mesela geometride üçgende açılar ve üçgende uzunluk konularını kavramadan dik üçgenler, özel üçgenler gibi konulara giriş yapmayınız.

Dersanede bize bütün dersler için 3 günlük veya 4 günlük periyotlarda toplam 3000 ila 5000 arasında soru çözmemiz söyleniyor. Bu da -ben 5 ders görüyorum; Türkçe, Tarih, Felsefe, Matematik [Matematik 1-2 ve Geometri dahil ], Coğrafya- ders başına ortalama olarak 600 ila 1000 adet soru ediyor. Oldukça çarpıcı rakamlar… Peki ne yapıyorum, bu kadar soru çözüyor muyum? Elbette hayır. Benim sıkıntım soru çözmek-çözememek değil ki… Ben oturup; 6 yıl boyunca uzak kaldığım ve matematik ile ilgili olanlar dışında hiçbir şey hatırlamadığım derslerin konularını çalışıyorum. Soru çözmek bundan sonraki aşama. Şimdi bazılarımız şunu söyleyebilir; “Bu zaten olması gereken değil mi? Bunlar yeni şeyler değil…”. Evet , yeni değil bu söylediklerim. Ama üniversiteye hazırlanan arkadaşlarımın geneli bu noktayı hep atlar. Oturup sayfalar dolusu soru çözerler. Ben o tiplere hep imrendim. Çünkü lise 2 ve lise 3 sıralarındayken, o tipler kitap üstüne kitap bitirirdi; fakat ben sadece okul derslerine çalışırdım, ama ciddi çalışırdım. Dolayısıyla liseyi bitirirken elde ettiğim 4,65 puanlık pekiyi derecesini havadan almadım.

Nihayetinde ise okuduğum 33 kişilik sınıfta, 2003 ÖSYS sonucu üniversiteye girmeye hak kazanan tek öğrenciydim. Bu söylediklerimden şu anlam çıkarılmasın; soru çözmek önemsizdir. Hayır, soru çözmek önemlidir; fakat konulara tam anlamıyla hakim olmak soru çözmekten kat kat önemlidir. Soru çözmek ise başlı başına bir sanattır. :D Ama bu sanatı tatbik edebilmek için, o sanatta kullanacağınız bilgi birikimine ihtiyacınız olacaktır. Ayrıca bol adet saman kağıdına ve kalem-kalemtraş-silgi muhteşem üçlüsüne hayatınızda mutlaka yer vermeniz gerekecektir. Çünkü soru çözme sanatınızı bunlarla icra edeceksiniz. :D Nasıl ki paletsiz, yağlı boyasız ve tualsiz bir ressam tahayyül edilemezse, saman kağıdı ile muhteşem üçlüye sahip olmayan bir öğrenci hayal edilemez. :D :D

Evet, geldik büyük güne. Sınav tarihlerine buradan ulaşabilirsiniz. Bu tarihler aşağı yukarı değişmeyecektir. Ama siz yine de ara ara, linkini verdiğim sayfayı kontrol ediniz. Sınav sistemi hakkında bilgi almak istiyorsanız buraya bakınız. Ayrıca Yakup Gövler’in yazdığı yazılardan da istifade edebilirsiniz.

Sınav günü için bir gece önceden; silginizi,kaleminizi, kalemtraşınızı ya da kalem ucunuzu ve tabi ki nüfus cüzdanınız ile sınava giriş belgelerinizi hazırlayınız. Yine sınavdan bir gün önce, sınava gireceğiniz yeri ziyaret edip keşif çalışması yapabilirsiniz. :D Dengeli bir kahvaltının ardından, sakin adımlarla, temiz havayı içinize çeke çeke sınava gideceğiniz yere doğru yol alınız. Cep telefonunuzu evde bırakmayı unutmayınız. Sınava başlamanıza dair yapılacak uyarıya kadar, zihnen kendinizi sorulara hazırlayınız ve yavaş yavaş dünya ile olan bağlantınızı koparınız. Ve sınava başlayabilirsiniz denildiğinde artık kendinizle başbaşasınız. :D Allah yardımcınız olsun…

Bundan sonraki süreçler hakkında zamanı gelince söyleceyeceklerim elbette olacak. Benden şimdilik bu kadar.

Okunma Sayısı: 240 views Tarih: November 3rd, 2009 Yazan: Turk3005 Kategori: Genel Konular

Bu yazı Tuesday, 03 November 2009, 23:47 tarihinde Genel Konular kategorisi altında yayımlandı.En son 03 November 2009 tarihinde saat 23:47 sularında güncellendi.
Bu blogda Turk3005 tarafından yayımlanmış 246 yazı bulunmaktadır.
Yazara ulaşmak için E Posta Adresini ya da iletişim sayfasını kullanabilirsiniz. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz.
Yorum yazabilirsiniz veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.

Yorum yapın

İsim (Gerekli)

E Posta (Yayımlanmaz, Gizlidir) (Gerekli)

Website

Bu yazıya verilen tüm bağlantılar