Açılım konusu, uzun zamandır ülke gündemini meşgul ediyor. Yaklaşık 4 aylık bir zaman zarfında hatırlanacak en önemli olay, belki de dünyayı sarsan ekonomik krizin yansımalarıydı. Ama nedense 4 aylık süre zarfında sadece “açılım” konuşuldu.
Zaman içinde bu açılım sürecinin adım adım krize dönüşmesi ise uzun sürmedi. Tabi bu süre zarfında toplumun çeşitli kesimlerinden kimi açılıma destek verdi, kimi karşı çıktı. Hatta bazı sanatçılar,
“Açılımı ailece destekliyoruz. Karşı çıkanları iki cihanda lekeli kabul ediyoruz.” (Sezen Aksu, Basından)
şeklinde radikal söylemlerde bile bulundular. Bugün gelinen noktada ise “açılıma ara” verilmiş durumda. Böyle olunca insan sormadan edemiyor; 4 aydır neyin peşindeydiniz? Ne umdunuz ne buldunuz da şimdi “kısa bir mola” diyebiliyorsunuz? Ne aradığını bilmeyen açılım sahiplerinin -ki ne aradıklarını biz de bilmiyoruz-, ne bulduklarını artık çok iyi biliyoruz.
Anahaber bültenlerini ve gazeteleri yakından takip ediyorsanız mutlaka görmüşsünüzdür; gözü yaşlı şehit analarını, buruk, kırgın ve kızgın gazileri, T.B.M.M’ne elinde Türk bayrağı ile alınmayan şehit yakınlarını… Öte tarafta ise dağdan şehre inen yabanilerin zafer kutlamalarını, eminim bu ülkede yaşayan herkes duymuş ve/veya görmüştür. İktidar geldiği noktada, ülkeyi getirdiği son durakta bunları buldu.
Artık cevabını aradığım ve merak ettiğim bir tek soru var; açılım yalan mı oldu?
Okunma Sayısı: 190 views Tarih: October 31st, 2009 Yazan: Turk3005 Kategori: Genel Konular
