Amel imandan bir parça mıdır?
İman, inanılması gereken esasları kalben tasdik edip, dil ile ikrardan ibarettir. İmanın esaslarının kalbiyle tasdik eden, diliyle de onları ikrar eden insan, hem Allah yanında hem de insanlar nazarında mü’mindir. Bu kimse büyük günahları işlese de, dinden çıkmışolmaz, imansız sayılmaz. Çünkü, amel imandan bir parça, bir cüz değildir. Büyük günahlardan birini işleyen bir Müslüman, o günaha imansızlığı sebebiyle değil, nefsine mağlup olduğu hissiyatının sesine kulak verdiği için girmiştir1.
Ancak, günah işleyen kimsenin işlediği günahın helal olduğuna inanmaması gerekir. Haram olduğu kesin delillerle sabit olan bir işin helal olduğuna inanan kimsenin iman dairesinden çıkacağı kesindir. Mesela faizin haram olmadığını, baş örtüsünün farz olmadığını, namaz kılmanın modasının geçtiğini söylemek gibi.
Burada “Her bir günah içerisinde küfre gidecek bir yolun olduğunu” da hatırlatmak isteriz. Günahın mahiyetinde devamlı işlendiği takdirde zamanla küfre girme tehlikesi vardır. Çünkü o günaha devam etmek alışkanlık getirir, kişi sonra ona aşık ve müptela olur, daha terk edemez. Sonra o şeyin azap gerektirmediğini temenni eder. Bu hal böyle devam ettikçe küfür tohumu yeşillenmeye başlar. Sonunda azabı ve cehennemi inkara sebebiyet verir. Ötle ise, işlenilen her günahın hemen ardından tevbe ve istiğfar edilmeli, o günahı silme yoluna gitmelidir2.
- Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar, s.73 [↩]
- Bediüzzaman Said Nursi, Mesnevi-i Nuriye, s.115; Lem’alar, s.9 [↩]
Yorum Yapın