29 August 2008

Yüzde 99′u Müslüman Geyiği (+18)

irtica.wordpress.com‘da okuduğum şu yazıda mübarek Ayı’nın gelişine dair bir takım emarelerden bahsedilmişti. Derken Haberturk’ün sitesinden Balçiçek Pamir’in daha önce okuduğum yazısına binaen yazılmış şu yazıyı gördüm. Ardından kendimi hemen Haberturk’ün sitesine attım ve aşağıdaki yazıyı ve akabinde yazılmış yorumları bularak, sizlerle paylaşmak istedim. Bu yazıya yapılan yorumları okuduktan sonra, Türkiye’nin %99′u Müslümandır tezinin çöpe gittiğini, bunun artık bir tür muhabbetine döndüğünü rahatlıkla söyleyebilirim. Buyurun yapalım:

Başlık güzel. Zaten bende hep bunu merak etmişimdir. Yazının başlığı ’da cinsellik mı?:

ayında cinsellik bir suç, bir ya da çok kötü bir eylemmiş gibi
algılanabiliyor

Cinselliğin ülkemizde hala bir tabu olduğunu savunan CİSED Başkanı Psikolojik Danışman Dr. Cem Keçe; “Cinsellikte topluma hâkim olan abartılmış ayıp, yasak ve kavramları, kişinin nikâhlı eşiyle yaşadığı normal ilişkileri bile gölge altına alabiliyor. Bunun en güzel örneklerinden biri ayında yaşanan cinsellik tartışmalarıdır. ayında cinsellik çok yanlış bir şekilde, sanki bir suç, bir ya da çok kötü bir eylemmiş gibi algılanabiliyor. Hangi ayda olursa olsun, bir insan yanlış yapıp sonuçlarına katlanıp, acı çekerse; eşiyle sağlıklı bir şekilde ilişkiye girdiğinde de o kadar rahatlar ve keyif alır.” dedi.

Malum son zamanlarda özgürlük adı altında o kadar şey türedi ki… Hatta şu Humeyni’yi seviyorum Atatürk’ü sevmiyorum diyen kızlarla aynı programa katılan, liberal ve 3H Hareketine mensup olduğunu sonradan öğrendiğimiz hanımefendi konuşmasının bir yerinde; “eşcinselliğin de özgürlük olarak kabul edilmesini, başörtüsüne özgürlük isteyenlerin bunu da savunması gerektiğini” söylemişti. Yani bu hanım kızımıza göre başörtüsü de eşçinsellik de özgürlükdü. Yukarıdaki ifadelerden doktor beyimizin bu meseleyi daha da ileriye götürüp özgürlükleri genişlettiğini ibretle görüyoruz. Aynı yazıdan devamla:

Sevgisiz bir toplum olduk

dengenin bozulmasıyla etkilenenin sadece hayat olmadığını, toplumsal yapımızı bir arada tutan saygı, güven ve en önemlisi sevgi kavramının da etkilendiğini söyleyen CİSED Genel Sekreteri Terapist Psk. Gülüm Bacanak; “İyi dengelenmiş bir ilişki hiç kimsenin ruhsal, düşünsel, duygusal veya olarak diğerine hükmetmediği bir ilişkidir. Ancak, günümüzde herhangi bir çift için cinselliği bir şekilde ifade etmek ve yaşamak çok zordur. Bu durum sevgisiz, saygısız ve birbirine güvenmeyen bir toplum haline gelmemizin de bir sonucudur. CİSED olarak; ilişkilerimizin sevme ve denge durumundayken, cinselliğimizin sevgi dolu ve olacağına inanıyoruz. Yaklaşan ayının; sevgiyle, huzurla, güvenle, yardımlaşmayla ve şefkatle, Türk insanını ihtiyaç duyduğu bu alanlarda desteklemesini ve hayatlarında bir alana taşımasını bekliyoruz. Birlik ve dayanışmanın pekiştiği, insanlarımızı birbirine daha çok yakınlaştıran, günlük kaygı ve sıkıntılardan uzaklaştıran, yardımlaşmaların arttığı, barış, kardeşlik ve hoşgörünün yaşanmasına vesile olan ayı; geleceğe olan güvenimizi tazeleyen çok özel günler olmalıdır” dedi.

:) Burada söyleyecek fazla birşey bulmadım. Demekki tüm sorun cinselliğin yasaklanmasından kaynaklanıyormuş. Devam:

ayı, cinselliği yasaklamadan kalpleri arındırma zamanıdır

ayının cinselliği yasaklamadan kalpleri arındırmak için bir fırsat
olabileceğini söyleyen CİSED Başkanı Psikolojik Danışman Dr. Cem Keçe; “İslam inancına göre; oruçluyken ilişkiden kaçınılmalı ve iftarla imsak arasında ilişkiye girilmelidir. Ruhsal ve bedensel bir arınma yaşanması gereken ayında cinselliği yasaklamak yerine; gönüller ve beyinler arındırılarak huzurlu ve bir ruh hali yaratılmaya çalışılmalıdır. Doğadaki bütün canlılara şefkat ve merhamet esasının egemen olması gereken ayı boyunca, sağlıklı ve mutlu bir cinsellik yaşanabilir. Kişi beynini kapatarak duygularına odaklanabilir, endişe, korku ve kaygılarını bir tarafa bırakarak anın tadını çıkarabilir. Çünkü insanın maddi ve manevi gelişmesinin yanı sıra ruh ve beden sağlığının korumasında önemli bir yer tutan cinsellik; İslam dini tarafından, insan doğasının en temel ihtiyaçlarından biri olarak görülmüştür. İnsanlar için arzu ve istekler; açlık, susuzluk gibi doğal olgulardır. Bu nedenle arınma ve arındırma ayı olan ’da, insanlar cinselliği yasaklamadan; gönüllerini, kalplerini ve beyinlerini arındırmalıdır. İçlerindeki kötü duygu ve düşüncelerden kurtularak olumsuzlukları bir kenara bırakmalı, yaşam ve partnerleriyle ilgili iyi düşüncelere sahip olmaya gayret etmelidirler.” dedi.

Hükmün güzelliğine bakınız: ayı, cinselliği yasaklamadan kalpleri arındırma zamanıdır. İmam-ı Azam boşuna yaşamış diyeceğim, ayıp olacak…

İftardan sonra istek artabilir

İftar sonrası tokluk hissiyle beraber isteğin artmasının ise sık rastlanan
bir durum olduğun altını çizen CİSED Genel Sekreteri Terapist Psk. Gülüm Bacanak; “Çünkü insanın temel dürtüleri olan yemek, içmek, barınmak, korunmak ve cinsellik bir zincirin halkaları gibidir. Ancak aşırı yemek yiyerek, tok karnına veya soğuk içecekler içtikten ya da dondurma yedikten sonra ilişkiye girmek sağlıklı olmayabilir. Hazımsızlık ve soğuk yiyecekler enerjide dengesizliğe yol açabilir. Aşırı tok karın performans düşüklüğünden başarısızlığa kadar birçok soruna neden olabilir. Bu nedenle iftardan hemen sonra ilişkiye girilmemesi daha doğru bir davrınış olur.” dedi.

Neyse. Bunlar safsata olan kısımlarıydı. Geldik en kısıma. Yorumların tamamına buradan ulaşabilirsiniz. Bence hepsini okuyun, çok eğleneceksiniz.

Yorumlardan bazıları:

Bu yoruma altlarda rastladım ama tam benim kafamdan biri olduğu için bu yorumu en üste aldım:

Misafir – laf olsun torba dolsun…. yazın yazın… komik oluyor :)

Tipik – Kemalist kokusu aldım. Solculukta var gibi ama… :)

Misafir – arapp uydurması, arap olanlar uygulasın :)

Misafir – islamda ilişki de ibadettir.

Misafir – canınız çektiği zamanda uygun yerde partnerinizde istedikten sonra sex güzel ve doğal bir şeydir.

uANKFVAS – niye yasak olsun ki..hüseyin üzmezler gibileri hortlar sonra piyasada…

Arada bu gafillere belki birşey anlatırım diye çırpınanlar da varmış. Bu kardeşlerime çok acıdım. Ayrıca takdir ettim:

Misafir – herşeyin usülü var. yasakçı bir din değil. allah kullarının ne lüğünü ister ne de zorlanmasını

ertugasar – oruç gecesi kadınlarınıza yaklaşmanız, size helâl kılındı. onlar,sizin için bir örtü, siz de onlar için bir örtü durumundasınız. allah, nefsinize güvenemeyeceğinizi bildiği için müracaatınızı kabul buyurdu ve sizi bağışladı. şimdi onlara yaklaşın ve allah””ın sizler için yazdığını isteyin. ta fecrin beyaz ipliği siyah iplikden seçilinceye kadar yiyin, için.

Misafir – arkadaşlar her şey açık kuran-ı kerimi açıp baktığınızda size bununla ilgili bilgiler veriliyor.bu hidayet kitabı her şeye cevap veriyor.sadece bakmanız yeterli.bakara süresi 187.ayete bakarsanız o kadar net ki. ” oruç gecesi kadınlarınıza yaklaşmanız, size helâl kılındı. onlar,sizin için bir örtü, siz de onlar için bir örtü durumundasınız. allah, nefsinize güvenemeyeceğinizi bildiği için müracaatınızı kabul buyurdu ve sizi bağışladı. şimdi onlara yaklaşın ve allah”ın sizler için yazdığını isteyin. ta fecrin beyaz ipliği siyah iplikden seçilinceye kadar yiyin, için.

Yine arada bir tanesi hayatının gayesini özetlemiş:

Misafir – yahu alah organları yaratmış sex yapalım diye bence değil :) )

Bir başkası bütün bu olanlara tepkili:

Misafir – yahu sizin kadından başka düşünceniz yokmu.

Ne diyelim, alın size dinde reform. Eskiden büyüklerimizin sadece yatak odalarında konuşup sakladıkları şeyler artık ufak bebelerin bile rüyalarına girecek konuma gelmiş. Başlığa (+18) uyarısını o yüzden koydum.

Allah ıslah etsin. Amin…